Görme Uçuşu * Gülseli İnal

Hâlâ aranızda yatıyorum umarsız ölü olsanız bile
yeşillikler doluyor ağzıma, denizin ünlü tıkaçlar
kitara sesleri başlıyor
gece derin nefesini salıyor koynundan
o büyük taş bir türlü kımıldamıyor
yalnızlık yeni bedenim
galaksi tozlarıyla yaralarımızın üstüne gül bastırıyoruz
hâlâ buradayım evet doğumum gibi çıplak
çırılçıplak
kirli gezegenler değiyor tenime aç bir balık durgunluk serpiyor
aranızda uyuyorum yine de, o kokular aleminde gece ürküsüyle
sizin çoğalmanızı izliyorum gizlice
rahmin uzay boşluğu
bir bebek bir ruh vadisi
görülmeyen daireyi biliyorum
bir gölge iniyor bakışlarıma, gelip şaraplı ağzımdan öpeceksin
birden olacak mı bu, gözlerimi armağan edeceğim sana, birden orman
alev alacak ve oradan korkak dumanlar yükselecek, ipek sıcak
ağırca, yalnızlığın geometrisi ölçülecek bir ara ve HİÇBİR ŞEY
EVET HİÇ…
bir baygınlık çıkıyor ortaya seninle benim aramda, baykuşun gelip
şaraplı dudaklarıma dokunuyor, her çenber
sizin matematiğinizi hatırlıyor
babam bebek oluyor
annem de ölüyken
bile ölü bebek
bense ne bebek ne ölü
aykırı zamandan bir uyarı
hâlâ yatıyorum koynunuzda

ketenler içinde biri yürüyor patikada yoksa bir ölü mü o!
bay Aras bu, taş toplamaktan geliyor
demin kıyıya vuran dalgalara soru soran bay Aras
oysa ben hâlâ koynunuzdayım, kimse sezmiyor bunu
deniz dibindeymiş gibi hayvanlar
gökyüzündeymiş gibi bulutlar asit yağışlar
zamansız bir ölçeği, takvimsiz, saatsiz bir yerin, işaretsiz
vadinin kırık kum saatinin
boşluğun evet boşluğun
tüylü meyvalarıyla altüst…