
Mayıs... En güzel ve anlamlı takvim yaprakları Mayıs ayı içeresindedir. İnsanlarca baharın müjdesini, enerjisini, hareketliliğini verdiğinden olacak, genellikle en sevilen ay hissedilir. Bana göre sevgi, mutluluk, mücadele ayıdır Mayıs... Önce 1 Mayıs emekçilerin bayramından başlar ardından Hıdrellez etkinlik ve şenlikleri ile devam eder. Sonra sevginin ve şefkatin doruğa çıktığı bir gün gelir ki, insanlar bu duygularını göstermek için adeta yarış ederler. O gün geçtiğimiz pazar kutladığımız “ANNELER GÜNÜ” dür.
“Muhterem Gençler, hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır. Kazanmak, yenilmek. Size, Türk Gençliği ’ne terk edip bıraktığımız vicdani emanet, yalnız ve daima kazanmaktır ve eminim daima kazanacaksınız. Milleti yükseltmek için yapılacak şeylerde, atılacak adımlarda kesinlikle tereddüt etmeyin. Milleti yükseltmek için dikilecek engellere hep birlikte engel olacağız. Bunun için beyinlerinize, irfanlarınıza, bilgilerinize, gerekirse bileklerinize, pazılarınıza, bacaklarınıza başvuracak, fakat sonuçta mutlaka ve mutlaka o amaca varacağız... Bu millet, sizin gibi evlatlarıyla layık olduğu olgunluk derecesini bulacaktır. (1923,Tarsus) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 137)”
Mayıs ortalarında gençlik rüzgârı ve sevgisi başlar. “19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR Bayramını tüm gençlik tek bir yumruk kutlar. Sonraki gün gençlerimiz kendi bayramlarını büyük coşkuyla kutlayacaklardır. Özellikle İstanbul’da ve diğer şehirlerimizde sular seller gibi dağ taş caddeler gençlik fışkıracak bu anlamlı günlerini tüm yürekleriyle kutlayacaklardır.
Biz ruhu genç olanlara düşen görev her yönüyle geleceğimiz olan gençlerimize sahip çıkarak Atatürk’ün arzuladığı gençlik haline gelmeleri konusunda yönlendirelim yardımcı olalım. 19 Mayıs’lar kutlama günü olduğu kadar onları anlama ve sorunlarını çözüm getirme günleri de olsun.
Hafta sonu Atatürk’ün, işgal altındaki yurdumuzu kurtarmak için yola çıktığı günün 93’ıncı yıl dönümü... Hepimize kutlu olsun!
****** ****** ****** ****** ********
10 yıl önce bugün kaybettiğimiz büyük ozan AŞIK MAHZUNİ Şerif’i anmadan geçmek olmaz diye düşündüm.1940'ın başlarında, ileride 'Pir Sultanların' ölümsüzlüğünün en büyük kanıtlarından biri olacak Mahzuni Şerif, Afşin' in Berçenek Köyünde doğar. En az herkes kadar sevdim türkülerini, şiirlerini, hayatı bir çırpıda özetleyen sözlerini... Ama sanırım en çok adaletini sevdim; doğuya, batıya, kimseye yandaş olmadan, ayırmadan, yanımızda ve içimizden yani bizden biri oluşunu. Doğruya ters düşene verdiği mücadeleyi, başkaldırıyı... Haksızlığa uğradığı bütün yaşadıklarına karşın yılmadan, kızmadan hatta kırılmadan, insanı ve ona ait tüm değerleri sevip, kollamasını... Seni, türkülerini unutmayacağız büyük ozan …
Sana Hasret Sana Vurgun Gönlümüz
Neredesin Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost
Bu Gemi Bu Karadeniz
Sarı Saçlım Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost
Ararım İzini Dolmabahçeden
Bir Daha Dönmezmi Bu Yola Giden
İçimde Sen ,Gözümde Sensarı Saçlım Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost
Kurban Olam Yürüdüğün Yollara
Kara Peçe Yakışmıyor Kullara
Uyan Bak Bizim Hallara
Sarı Saçlım Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost
Bulutlar Terinden, Dağlar Kokundan
Sarhoştur Sevdiğim Mahsuni Bundan
Bir Daha Gel, Gel Samsundan
Sarı Saçlım Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost

Bu adam ölmüştür ama,
Düşmedi toprağa henüz vakit.
Hayatını devrettik ağaçlara
Kalbi kimlere ait.
Bu adam ölmüştür ama,
Başucundan ayrılamadık.
Sonsuz kederinde gecelerimizin
Nedendir hala bu beyazlık.
Bu adam ölmüştür ama,
Henüz durmadı nehir.
Ve nasibi muhteşem kuşlar gibi
Onu götürebilir.

Ev ödevi hazırlayan çocuk babasına sordu.? -"Afrika ne taraftadır baba".?
-Babasi bilmiyorum demeyi kendisine yediremedigi icin biraz dusundu.Fazla uzakta olmamali dedi.
-Çünkü bizim sirkette bir zenci var.
-Hergün ise bisikletle gidip geliyor.
Hintli bir adam suda bata çıka ilerlemeye çalışan bir akrep görür.
Onu kurtarmaya karar verir ve parmağını uzatır ama akrep onu sokar.
Hintli tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır ama akrep onu tekrar sokar.
Yakınlardaki başka birisi ona, onu sürekli sokmaya çalışan akrebi kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler.
Ama Hintli adam şöyle der:
'Sokmak akrebin doğasında vardır.
Benim doğamda ise sevmek var.
Neden sokmak akrebin doğasında var diye kendi doğamda olan sevmekten vazgeçeyim?'
Sevmekten vazgeçmeyin. İyiliğinizden vazgeçmeyin. Etrafınızdaki akrepler sizi soksalar da...
ARA GÜLER'DEN

Ben haram ile helalı karıştırmam.
Dost ile içilen 'Şarap'helaldir,
'Puşt'ile içilen su bile Haram... "

(Ingiltere'de bilimsel olarak kanitlandı !..)
Günde iki kere kahve içmeyin.
Soğuk su ile hap almayın
Akşam 5'ten sonra YEMEK yemeyin
Tukettiginiz YAGLI gidaların miktarını azaltin
sabahlari daha çok, akşamları daha az SU için
cep telefonu BATARYA' lari ile mesafenizi uzak tutun
UZUN sure kulaklik takmayin
Gece 10, sabah 6 en ideal uyuma saatleridir
uyku oncesi ILAC aldiktan sonra hemen uzanmayin
Sarjiniz SON cizgiye inmis kadar az olduğunda telefona cevap vermeyin, radyasyon 1000 kat daha fazladır.




Google
Facebook
Twitter
del.icio.us
Blogger
Rain Concert 












