Mehmet Hekim

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Eğer bütün insanlar doğuştan özgürse, nasıl oluyor da tüm kadınlar köle doğuyor,MASTELL

KÖŞE YAZISI

BAŞARI VE MOTİVASYON- Mehmet HEKİM  

Umutsuz durum yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim. M.K. Atatürk

Lise basketbol koçu, zor geçen sezonun sonuna doğru oyuncularına bir motivasyon konuşması yapıyordu. Takıma sordu: “Michael Jordan hiç mücadeleden vazgeçti mi? Takım hep bir ağızdan cevap verdi: ”Hayır!” Ya Kristof Kolomb? O vazgeçti mi hedefinden?” Hayırrrrr! ”” Peki, Lance Armstrong? Hasta olmasına rağmen yarışmayı bıraktı mı?”” Bırakmadııııı!” “ Edison’a ne dersiniz? Başarısızlığa uğrayan yüzlerce ampul denemesine rağmen pes etti mi? “ Hayırrrr” “ Ya Elmer Mmac Allister?” Uzun bir sessizlik sonunda bir oyuncu cesaretini toplayıp sordu:” Elmer Mac Allister da kim? Onu hiç duymadık…”Koç cevabı yapıştırdı: ”Tabi duymazsınız, çünkü o vazgeçti.”
Öğrencilerimiz şu an tatilin tadını çıkarıyorlar. Öğretmenlerimiz de öyle… Hafta başı ikinci dönem başlayacak ve arkası arkasına sınavlar başlayacak. Öğretmen ve öğrencilerimizin en çok motivasyona gereksinimleri olacaktır. Yukarıdaki yazı bir motivasyon kitabından alıntıdır. Okuyunca insan içinden niye bende yapmayayım diyecek gibi oluyor. Bazen işte kişisel bazen kurumsal bazen de ulusal konularda motivasyon bombardımanına tutulduğumuz çok olmuştur. Motivasyon ile ilgili kitaplar okuyanların en büyük şikâyeti, motivasyonlarının sürekli olmaması. Pek çok kişi, akşam bir kitap okuyor ve bütün dünyayı fethedebileceğini sanıyor. Sabah kalktığında ise, yüzünü yıkamaya, dişlerini fırçalamaya bile enerjisinin olmadığını hissediyor. Bu durumda bazıları motivasyon kitaplarını suçluyor. Bazıları ise kendini suçlayıp, suçluluk duygularını yoğun olarak yaşıyor. Motivasyon konusunda örnek verilebilecek futbol adamı olarak Fatih Terim’in ikna gücünün ne kadar etkili olduğunu söyleyebiliriz.
Bir Fransız atasözü der ki “Bir atı suya götürebilirsiniz ama ona zorla su içiremezsiniz” Çünkü suyun zorla içirilebilmesi “susamışlık” ihtiyacına bağlı bir olaydır. Buna göre yeni davranışların bazı ihtiyaçlara bağıllık olarak ortaya çıkacağını bilmek gerekir. Bu ihtiyaçlara güdü diyoruz.  Güdü döngüsü şu şekilde meydana gelir:
1-İhtiyaç hissedilir
2-İhtiyacı gidermeye yönelik davranış oluşur
3-ihtiyaç giderilir
Güdülerin kalıtımla aktarıldıkları görüşü yanında doğuştan sonra edinilen güdülerin de olduğu kabul edilir. Sonradan oluşan güdüler “Davranışçı Ruhbilime” göre şartlanma ve modelden öğrenme sonucu oluşurlar. Güdülerin “pekiştirme” sonucu da kazanılabilecekleri belirtilmiştir. Güdüleri açıklayan bir çok görüş vardır.  İnsancıl görüşü temsil eden A. Maslov’a göre insanı davranışa iten nedenler onun “ihtiyaçları”dır. Ancak bu ihtiyaçlar hiyerarşi içersindedir. Ona göre 7 temel ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaçların ilki temel ihtiyaçtır, sonraki değer olarak ondan sonra gelir. Bu bağlamda önceki ihtiyaç en azından birazcık karşılanmadan bir sonraki ihtiyaç ortaya çıkmaz. Önceki ihtiyacın giderilmesi için kendisinden sonraki ihtiyaç feda edilebilir ancak kendisinden öncesi feda edilemez.  Maslov’a göre ihtiyaçlar hiyerarşisi şöyledir
1-    Fizyolojik ihtiyaçlar
2-    Güvenlik
3-    Yakınlı/Sevgi
4-     Saygınlık
5-     Estetik ihtiyaçlar
6-     Kendini gerçekleştirme
Hatırlarsanız Robinson Crusoe adaya ilk düştüğünde parçalanan gemiden sahile savrulmuş birkaç yiyecek paketini topladı, daha sonra da birkaç başka eşyadan açıktan ve yağmurdan kurtulmak için korunacak kapalı bir yer yaptı. Önce yiyeceklerini daha sonra da güvenli bir yeri düşündü. Yine “Cast Away” filminde de Tom Hanks kendine adadaki meyve ve balıklardan yiyecek sağladıktan ve kendine güvenli bir yer yaptıktan sonra kargosundaki bir topa “Wilson” yüz çizdi ve insan haline getirip yalnız kalmaktan kurtuldu, böylelikle de kendine yakın birini ve sevebileceği birini yarattı.R. Crusoe da Cuma ile ilişkilerinde öğretmen rolünü üstlenerek saygınlık ihtiyacını giderdi. Bu ihtiyaçlara Maslov “var kalma” ihtiyaçları demektedir.
Temel gereksinimizlerden başlayarak hayata motive olmak başarının temel şartlarından birisidir. Önce hayatta kalmak, sağlıklı yaşamak, sınavlarda başarılı olmak hedef alınmalıdır.

    
 
KARTAL ÖLÜSÜ / Cahit ZARİFOĞLU  

Tabutunuz
Pırıl pırıl çivileri ve talaş kokuyor
Demek taze ölülerdensiniz hemşehrim

Kan akıtılmadan
Kesildi damarlarınızın sıcaklığı
Söyleyin kim yokladı
Bir ateş salmaya içinizi

Şimdi doya doya seyredin gövdenizi
Kalabalıklardan eli mızraklılardan
Otomobillerden nüfus patlamasından
Ve o koca denizlerin kirlenip ağrımasından

 GÜLMECE 

Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır.
Teknik servis elemanı bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili bilgi verir ve ayrılır.
Aradan bir iki saat geçer, işyerinden
telefon:
-"Kardeşim sizin anlattığınız gibi yapirem fakat program düzgün çalışmiir." Teknik servis elemanı sorar:
-"Nasıl yapıyorsunuz?"
-"Senin anlattığın gibi."
-"Hata ne?"
-"Yazdığım bilgiler kaydetmeme rağmen saklanmir."
-"İşlem basamaklarını tek tek anlatın."
-"Tamam" diyor ve başlıyor anlatmaya...
"Programı açirem. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatını vb. yazirem.
Hepsini yazdıktan sonra senin anlattığın gibi kayıt bölümüne basirem.
Ekrana bir yazı geliyir: Kaydetmek ister misiniz? E/H yazısı çıkir.
Ben de diyirem Hee..."

 SEVGİYE DAİR
 Yaşlı bir çift uzun yıllar sonra evliliklerinin altın yılını kutluyorlarmış.

Kahvaltı yaparken kadın şöyle düşünmüş;
”Elli yıl boyunca hep kocamı düşündüm ve ekmeğin kabuklu kısmını ona verdim.Sonunda bu tadı ben tatmak istiyorum.”
V ekmeğin kabuklu kısmına yağ sürmüş,içini kocasına vermiş.Tahmininin tersine kocası çok mutlu olmuş,karısının elini öpmüş ve  şöyle demiş:
”Sevgilim,bana günün en büyük mutluluğunu verdin.
Elli yıl boyunca ekmeğin en çok sevdiğim yumuşak kısmını yiyemedim.
Hep çok sevdiğin için o kısmın senin olmasını istedim.”

 HAYATA DAİR

 
 

DİNLEME...
Ama gerçekten dinleyin. Kesmeden, hayal kurmadan,vereceğiniz cevabı düşünmeden... Can kulağıyla dinleyin.
SEVGİ...
Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun. Bu ufak hareketler,aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açık göstermenizi sağlayabilir.
KAHKAHA...
FIkra anlatın, neşeli hikayeleri paylaşın. Bu armağanınız "Seninle birlikte gülmeyi seviyorum"anlamına gelir.
YAZILI BİR NOT...
Basit bir "Yardımın için teşekkürler" notu, ya da belki bir şiir... Kısa, elle yazılmış bir not bazen ömür boyu hatırlanır.
İLTİFAT...
Basit, içtenlikle söylenen bir söz ("Bu renk sana ne çok yakışmış", "Harika bir iş çıkardın", "Yemek nefis olmuş" gibi) karşınızdakinin içini aydınlatır.
İYİLİK...
Her gün, rutininizi kırıp birisine hoş, nazik bir şey yapın.
YALNIZLIK...
Bazen tek istediğimiz yalnız kalmaktır. Bu anlara duyarlı olun ve ihtiyacı olana yalnız kalma armağanını verin.
NEŞELİ BİR YAPI...
Birine tatlı bir söz söylemek gibisi yoktur. Selam vermek veya teşekkür etmek o kadar zor mu?


" Demişler ki! Haram nedir bilmez Hayyam.
Ben haram ile helalı karıştırmam.
Dost ile içilen 'Şarap'helaldir,
'Puşt'ile içilen su bile Haram... "

 

 Önemli tavsiyeler
 Telefona SOL kulağınızla cevap verin
(Ingiltere'de bilimsel olarak kanitlandı !..)
Günde iki kere kahve içmeyin.
Soğuk su ile hap almayın
Akşam 5'ten sonra YEMEK yemeyin
Tukettiginiz YAGLI gidaların miktarını azaltin
sabahlari daha çok, akşamları daha az SU için
cep telefonu BATARYA' lari ile mesafenizi uzak tutun
UZUN sure kulaklik takmayin
Gece 10, sabah 6 en ideal uyuma saatleridir
uyku oncesi ILAC aldiktan sonra hemen uzanmayin
Sarjiniz SON cizgiye inmis kadar az olduğunda telefona cevap vermeyin, radyasyon 1000 kat daha fazladır.
 

Anketler

Milli Eğitim Bakanlığı, 19 Mayıs Atatürk`ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinin Ankara dışındaki illerde sadece okullarda kutlanmasını istedi. Buna göre, sizce stadlarda yapılan 19 Mayıs kutlamaları kaldırılmalı mı?
 

Doğadan kareler

bg-image_051.jpg