GELİŞMEYE AÇIK OLMAYAN , HAREKETSİZ BİR OKUL,

TOPLUMSAL İŞLEVİNİ KAYBEDER.

Eski Roma’nın ünlü generallerinden birinin eşi dünya güzeli bir kadınmış.
Kültürü, neşesi, ev sahibeliği üslubuyla benzeri güç bulunur bir “şahane kadın”
Boşanacakları haberi çıkmış, bütün Roma bu haberle çalkalanıyor.
Yakın arkadaşları bir cesaret konuyu açmışlar:
– Eşin Roma’nın en güzel, en beğenilen, gıpta edilen kadını, diye başlamışlar;
lafı birbirinin ağzından alarak dakikalarca övdükten sonra, sözü şu suale getirmişler.
Nasıl olur da ondan ayrılmayı düşünebilirsin?
General bacağını uzatarak:
– Çizmemi beğendiniz mi önce onu söyleyin bana, demiş.
– Çok güzel!
– Tay derisinden yapılmıştır.
Sicilya’nın en marifetli çizmecisi tarafından, kendi eliyle, benim için yapılmıştır.
Bir benzerini bütün Roma’da bulamazsınız.
– Belli, demiş arkadaşları.
Benzersiz derken de haklısın.
Ama bunun, bizim sualimizle ne alakası var?
Arkadaşlarının merakını iki kelimeyle gidermiş general:
– Ayağımı sıkıyor.   

Kapalı bir yerde yapılan kalabalık, politik bir toplantıda kafası kızan bir taraftar ayaga kalkıp bagırmış:

Bu toplantıya katılanların yarası aptal! Her taraftan protestolar yağmaya başlamış:

Sözünü geri al!

Sen kim oluyorsun?

Atın şunu dışarı?

Adam bakmıs olacak gibi degil, kabul etmiş.

Peki sözümü geri alıyorum, bu toplantıya katılanların yansı aptal degil.

GÜLÜM / Ülkü Tamer

Güllerden güzelsin güldüğün zaman
Kalbimde kanıyor açtığın yaran
Sevenleri kol kola gördüğüm zaman
Anla ki bir tanem ben ağlıyorum

Aşk bilmeyene hayal düş gelir gülüm
Ben seni hayal etmek istemiyorum
Yalnızca senin aşkını istiyorum gülüm
Artık ağlamak istemiyorum seni istiyorum.